Gökyüzünün pembe, toprağın mor, ağaçların mavi olduğu
çocuk resimleri vardır. Bu resimlerde portakal renkli
insanlar yaşar, göklerde kıpkırmızı kuşlar uçar. Bu
resimler onları yapan çocuklar kadar renkli, onlar
kadar hayat dolu, capcanlıdırlar.
Ressamların tabloları vardır, yaşamı ve onu
yansıtanları dile getirirler. Baktığımızda ışığı,
renkleri, gölgeleri ve onların uyum içindeki dansını
görüp gözlerimizi ayıramayız bu tablolardan.
Kendi yaşamlarımız vardır, onları beğenilerimizle
oluştururuz. Evimizi sevdiğimiz renklerle donatırız,
giysilerimizde en beğendiğimiz rengi bolca kullanırız.
Tıpkı resimler ve tablolar gibi yaşantılarımız da
renklerden oluşur. Hatta kimi insanları ve yaşamları
"ne kadar renksiz" diyerek dile getiririz. Renkler
günlük yaşantımızda çocuğumuzun düşündüğünden daha çok
yer almakta ve bizler onlardan sandığımızdan daha çok
etkilenmekteyiz Renklerin psikolojik etkileri
neredeyse hepimizce bilinmekteyse de fizyolojik
etkilerinden pek azımız haberdarız. Evet, renkler
fizyolojimizi de etkilemekteler. Bu etkileşimin
nedenini anlamak için rengin gerçekte ışık, ışığınsa
bir elektromanyetik enerji olduğunu hatırlamamız
yeterli olur. Işık değişik dalga boylarına
dönüştüğünde ortaya çeşitli renkler çıkar. Kısaca,
renk ışığın değişik titreşimlerdeki görüntüsüdür.
Renkler içerdikleri düşük ya da yüksek titreşimli
enerjileriyle üzerimizde etkili olurlar. Olumlu ya da
olumsuz, duygusal, zihinsel ve fiziksel dünyamızı
derinden etkileme gücüne sahiptirler.
Yapılan araştırmalarda renkler ve insan davranışları
arasında çok sıkı ilişkiler olduğu görülmüş,
sevdiğimiz pek çok rengin içinde kişiliğimizle ilgili
bilgilerin olduğu anlaşılmıştır. Renk seçiminizi
mizacımız, yaşam koşullarımız, bilinçli
yaşantılarımızın yanı sıra ihtiyaç duyduğumuz
enerjinin niteliği de belirlemektedir.
Renkler ve kişiliğimiz arasındaki ilişkinin çözülmesi
amacıyla "renk çarkları" kullanılmaktadır: 8 canlı
renkten oluşan bu çarklardan yapılan renk seçimleri
sonucunda kişilik yapısıyla ilgili yorumlarda
bulunulur. Seçilen renkler bilinçaltı istekleri,
yetersizlikleri ve gizli yetenekleri ortaya çıkarmakta
ve böylece etkili bir kişilik geliştirme aracı
olabilmektedir.
KIRMIZI
Fiziksel gücün, hareketin, canlılığın rengidir.
Başlangıçları teşvik eder. Çalışmaya şevk verir,
tembelliğin karşıtıdır. İhtirasın ve cinsel aşkın
temsilcisidir. Olumsuzluğu kabalık, duyarsızlık olarak
ortaya çıkar. Kızgınlığa ve saldırganlığa yol açar.
Tamamlayıcısı turkuazdır.
Mekanda Kullanımı
Hareketin yoğun olduğu yerler için uygundur. Mutfak,
çocuk odaları, dans stüdyoları, diskotekler topluma
açık olan alanlar. Koyu tonları yoğun ve sıkıcı bir
atmosfer yaratacağı için tercih edilmemelidir.
Duvarlarda ve elektrikli aletlerin çalıştığı ortamlar
da kullanılmamalıdır.
Sağlık Alanında Kullanımı
Kan hücrelerinin oluşumunu destekler, kan dolaşımını
arttırır. Anemide, felçlilerin tedavisinde, soğuk
algınlığı, nezle ve gripte kullanılmalıdır.
Melankoliyi, üzüntüyü yok etmede yardımcıdır. Yüksek
tansiyonu ve ateşli hastalığı olanların kullanması
önerilmez. En sevdiğiniz renk kırmızı ise, ateşli ve
aktif birisiniz. Yönetme duygunuz ağır basıyor, tipik
bir lider ve öncüsünüz. Mücadeleyi seviyorsunuz.
Başarmak ve amaca ulaşmak yaşam felsefeniz.
Planlarınızdan çok gücünüze ve azminize
güveniyorsunuz, ama bu yoğun duygularınızla
mantığınızı birleştirmediğiniz durumda yaşamınızda
dengeyi sağlamanız zor olabilir.
TURUNCU
Kırmızı gibi dışa dönük ve heyecan vericidir, ancak
ondan daha yapıcıdır. Sağlık, canlılık, yaratıcılık,
güven, cesaret ve iletişim turuncunun özellikleridir.
Mutluluk vericidir. Olumsuzluğu ezici olma ve üstün
gelme isteği şeklinde ortaya çıkar. Bazen de gösteriş
meraklısı bir karakter şeklinde kendini gösterir.
Tamamlayıcısı mavidir.
Mekanda Kullanımı
Mutfakta, çocuk odalarında, yemek odası ve
koridorlarda sıcaklık yaratır. Neşe ve mutluluk
vermesi istenen ortamlarda ve geniş alanlarda
kullanılmalıdır. Büro, çalışma odası ve yatak odası
için uygun değildir.
Sağlık Alanında Kullanımı
Dolaşım, sinir ve solunum sistemlerini harekete
geçirir. Zihinsel faaliyetleri uyarır, metabolizmayı
hızlandırır. Çocuğunu emziren annelere önerilir.
Sağlıklı diş, tırnak ve saç için gereklidir. Açık
tonları romatizmada kullanılır. Karaciğere yarar.
Strest altındaki insanlara uygun değildir. En
sevdiğiniz renk turuncu ise, çabuk heyecanlanan
yapınız var. Neşeli, coşkulu ve sosyalsiniz. Konuşmak
ve tartışmak hoşunuza gidiyor. Hızlı hareket ediyor
olmanız yorgunluk duymanıza neden olabilir. Turuncu
rengin insanları haklı olduklarını kanıtlamaya
isteklidirler. Bu tutumdan vaz geçip iç huzuru
geliştirmeniz gerekir.
SARI
Parlak, neşeli ve sevecendir. Umut aşılar.
Alçakgönüllüğü, bilgiyi ve bilgeliği simgeler. İlham
vericidir. Olumsuzluğu iki yüzlülük, aldatmaya eğilim
şeklinde ortaya çıkabilir. Zihinsel karışıklığa da yol
açabilir. Tamamlayıcısı mordur.
Mekanlarda Kullanımı
Mutfak için çok uygundur. Çalışma odalarında
kullanılmamalıdır, zihni bulandırıp karışıklığa yol
açar. Dinlenme amaçlı ortamlarda önerilmez.
Sağlık Alanında Kullanımı
Sindirim sistemi üzerinde etkilidir. Hazımsızlığı
önler, iştahı açar. Sinir ve kas sistemini
güçlendirir. Doku ve kemik iltihaplarında kullanılır.
Vücuttaki zehirli maddelerin atımını kolaylaştırır,
kanı temizler. Sinir ve akıl hastalıklarında
önerilmez. En sevdiğiniz renk sarı ise, yaşama akıl ve
mantık gözlüğüyle bakıyorsunuz. Neden-sonuç
ilişkilerini hesaplamayı seviyorsunuz. Olayları
kontrolünüz altında tutmayı istiyor, işler umduğunuz
gibi gitmeyince de kırıcı olabiliyorsunuz. Konuşmanız
oldukça etkileyici. Odak noktası olmaktan
hoşlanıyorsunuz. Sorumluluk ve otorite gerektiren
işlerde başarılısınız.
YEŞİL
Paylaşımın, işbirliğinin, uyumun ve cömertliğin
rengidir. Yatıştırır, güven ve huzur verir. Özgürlük
doğal enerjisidir. Yeşil, yaşamın, yenilenmenin ve
evrimin rengidir. Olumsuzluğu umursamazlık,
kıskançlık, şüphe ve bencillik olarak ortaya çıkar.
Güvensizlik ve tembellik de istenmeyen etkilerdir.
Tamamlayıcısı macentadır.
Mekanda Kullanımı
Açık tonları mutfak için uygunudur. Koyu tonları zemin
döşemesinde, fayanslarda kullanılmalıdır. Avlu, giriş
gibi alanlarda kullanıldığında huzur verir. Hastane
odalarında yatıştırıcıdır. Tembelliğe yatkın kişiler
bulundukları alanda kullanmamalıdır.
Sağlık Alanında Kullanımı
Kas, deri, doku oluşumuyla ilgilidir. Hücre onarımını
sağlar ve yapısını güçlendirir. Sinir sistemini ve
kalbi korur. Zehirli maddelerin vücuttan atımını
kolaylaştırır. Yatıştırırcı ve dinlendiricidir. Kapalı
yerlerde kalmaktan korkan insanların bu korkularını
yenmelerinde yardımcı olur. Yanlış kullanıldığında
yorgunluk ve tembellik hissi uyandırır. En sevdiğiniz
renk yeşil ise, hiçbir konuda aşırıya kaçmayan,
oldukça dengeli bir kişiliğiniz var. Verimli ve
düzenlisiniz. Doğaya hayransınız ve her fırsatta doğal
alanlara yöneliyorsunuz. Çevrenizde uyumlu, yumuşak ve
içten bir atmosfer yaratıyorsunuz. Değişikliklere uyum
sağlamanız bazen zor oluyor. Yaşam bakışınızı yeniden
düzenlemeniz gerekebilir.
TURKUAZ
Üst düzeydeki bir değişimin ve dönüşümün simgesidir.
Açık fikirli, yardımsever ve gururludur. Dikkati
ayakta tutar. Kendini ifadeye yardımcıdır. Olumsuzluğu
yaşamdan korkma ve çekingenlik olarak ortaya çıkar.
Duygusal ve zihinsel soyutlanma isteği de bir başka
olumsuz etkisidir. Tamamlayıcısı kırmızıdır.
Mekanda Kullanımı
Canlılık ve ferahlık yayar, mekanları daha geniş
gösterir. Banyolar, yatak odaları ve çalışma
odalarında da kullanılabilir. Açık tonları duvar için
uygundur.
Sağlık Alanında Kullanımı
Son derece dinlendiricidir. Baş ağrısı, allerji,
tahriş, kesik, yanık tedavilerinde kullanılır. Cilt
hastalıklarında etkilidir. Cildi güzelleştirir. Stresi
ve gerginliği azaltır, zehirli maddelerin atımını
hızlandırır. Bağışıklık sistemini güçlendirerek
hastalıklara karşı koymanızı sağlar. Zihni açar.
Tembelliğe eğilimli olanlara pek önerilmez.
En sevdiğiniz renk turkuaz ise, hayat dolusunuz.
Dünyaya farklı bakıyor, değişik fikirlerle
yaklaşıyorsunuz. Kolayca paniğe kapılmıyorsunuz.
Olayları doğal akışlarına bırakmaktan yanasınız.
Kolayca karar alıyor ve büyük bir netlikle
kavrıyorsunuz. Yetenekli ve anlayışlısınız. Kendinizi
kolayca ifade edebiliyorsunuz. Bu rengin insanları
ruhsal dünyayı daha çok önemsediklerinden, gerçekçi
bir biçimde davranmaları bazen zor olur.
MAVİ
Ruhsal dünyanın ve derin tutkuların ifadesidir.
Sakinliği, güven ve sadakâti temsil eder. Yeteneğin,
güzelliğin ve sorumluluğun rengidir. Mavi barışı,
sevgiyi ve şifayı sunar. Umut, inanç ve özgürlük
duyguları aşılar. Olumsuzluğu, sürekli arayış içinde
olmak şeklinde görünür. Güvensizlik, hayalperestlik,
aşırı duygusallık olumsuz etkileridir. Tekdüzeliğe ve
tembelliğe de sürükleyebilir. Tamamlayıcısı
turuncudur.
Mekanda Kullanımı
Sakinleşme, stres atma, dinlenme amaçlı olan her yerde
kullanılabilir. Yatak odalarında, meditasyon
mekanlarında açık tonları uygundur. Hareketin ve
çalışmanın çok olduğu yerlerde kullanılmamalıdır. Koyu
tonları olumsuz etkiler, tembellik ve melankoli
yaratır.
Sağlık Alanında Kullanımı
Yüksek tansiyon ve ateşli hastalıklarda kullanılır.
Güneş çarpmalarında vücut ısısını düşürür. Strese, baş
ağrısında boğaz hastalıklarında yardımcıdır. Migrene,
menenjite, uykusuzluğa, bağırsak bozukluklarına da iyi
gelir. Mavi renk çocuk hastalıklarında etkilidir,
özellikle diş çıkarma, boğaz ve bademcik ağrısı,
kızamık, boğmaca, suçiçeği gibi hastalıklarda
kullanılır. Miyop, katarakt ve benzeri göz
hastalıklarında da mavi rengin enerjisinden
yararlanılır. Felç, nezle ve düşük tansiyon
sorunlarında tavsiye edilmez. Melankoliye yatkın
kişiler bu renkten uzak durmalıdır. En sevdiğiniz renk
mavi ise, nazik ve barışçılsınız. Çevrenizde içe dönük
ve filozof olarak tanımlanıyorsunuz. Doğruluk,
dürüstlük sizin için çok önemli. İnançlı ve
güvenlisiniz. Çevrenizde huzur, güven ve barış olduğu
için insanlar sizinle olmaktan hoşlanırlar.
Yaşamınızda düzen isterseniz.
MOR
Asaleti, itibarı ve kendine güveni temsil eder.
Özerklik ve bütünleniş yükselen özellikleridir. Ruhsal
enerji ve sezgilerin rengidir. Yaratıcılık, hoşgörü ve
düşünce gücü mor renk ile ilişkilidir. Olumsuz
özellikleri unutkanlık ve sabırsızlık şeklinde ortaya
çıkar.
Yanlış kullanımı sonucunda kavgaya eğilimli, saygısız
bir karakter yapısı görülür. Küstahça bir gurur ortaya
çıkabilir. Karakter bütünlüğünün kaybına ve kişiliğin
çözülmesine yol açabilir de. Tamamlayıcı rengi
sarıdır.
Mekanda Kullanımı
Ruhsal çalışmalar, özellik meditasyon odaları için
uygundur, dini tören ve seremonilerde kullanılır.
Morun açık tonları olan lavanta, leylak ve orkide
yatak odaları ve çalışma odalarında kullanılır.
Hastane ve kliniklerin bekleme odaları açık tonları
ile dekore edilebilir, çünkü bu renk kendine güven
duygularını harekete geçirir.
Parlak, göz alıcı renklerle birleştiğinde olumsuz etki
yaratabilir. Bu tür karışımlar ruhsal sorunları
olanların, alkoliklerin ve bağımlıların olduğu
mekanlarda kullanılmamalıdır.
Sağlık Alanında Kullanımı
Bedendeki tüm salgı bezleriyle ilişkilidir ve hormonal
düzeni etkiler. Menenjit, beyin sarsıntısı, sara gibi
hastalıklarda tedavi edicidir. Göz ve kulak
rahatsızlıklarında kullanılır.
Kan temizleyici özelliği vardır. Akciğer, kalp,
karaciğer ve böbreklerin sağlığında rol oynar. İskelet
yapısı üzerinde oldukça etkilidir. Çeşitli kanser
türlerinin tedavisinde kullanılabilir.
En sevdiğiniz renk mor ise, kişiliğinizin temelinde
ruhsallık yer alıyor. Gizemli olaylar ilgi alanınıza
giriyor. Yine de dünyevi yaşama olan ilginiz mavi renk
insanına göre daha fazladır. Bu özelliğinizi
ruhsallığınızla çok iyi dengelemektesiniz. İnsanlara
sağlıkları için yardımcı olmak sizin için çok değerli.
Ağırbaşlı ve asil ruhlusunuz. Sanat ve duyarlılık
gerektiren meslekler size göredir. Karakter
özelliğinizi tam olarak yerine getiremediğinizi
düşünmek belki de tek zayıf yönünüz.
MACENTA
Tüm renklerin en zarifi kabul edilir. İdealizmi temsil
eder ve saygı, minnettarlık ve sadakat kavramlarıyla
bağlantılıdır. Enerjisi anlayış ve olgunluğu getirir.
İnsanlar arasında ayrım gözetmeyen bir yöneticilik
anlayışı verir. Yumuşak, sıcak ve koruyucudur.
Sevginin, şefkatin ifadesidir.
Olumsuz yönleri üstünlük kurma isteği, egemen olma
arzusu şeklinde belirebilir. Anlamsız gurura yol
açabilir. Yanlış kullanımı sonucunda kendine
güvensizlik duyguları ortaya çıkabilir.
Mekanda Kullanımı
Yatak odalarında, bina girişlerinde kullanılması
uygundur. Güven verir. Açık tonları olan gül pembesi
ve somon banyo ve yatak odalarında kullanılabilir.
Sakinleştirir. Saldırganlığı yok eder. Duvar boyası
olarak, tamamlayıcısı yeşille birlikte kullanılabilir.
Büroların, mutfak ve çalışma odalarının bu renge
boyanması uygun değildir.
Sağlık Alanında Kullanımı
Beyne giden kan miktarını arttırır ve sinir sistemini
dengede tutar. Baş ağrısını, yüksek tansiyonu, sinir
bozukluklarını kontrol altına alır.
Normalin üstünde çalışıyor ve yoruluyorsanız, macenta
ya da pembe renkli giysiler giymelisiniz. Enerji
dinlendirici, koruyucu ve yumuşaktır.
Hafıza kaybında, kalp çarpıntısında, mide sorunlarında
etkilidir. Solunum sistemini, adrenalin salgısını ve
böbreklerin çalışmasını ayarlar. En sevdiğiniz renk
macenta ise, kibarlık, anlayışlı ve iyi davranmak
temel özellikleriniz olur. Şefkatli ve sıcaksınız.
İnsanlara anlayış ve sevgiyle yaklaşıyor, onlara
potansiyel güçlerini kullanmaları için rehberlik
ediyorsunuz. Ortak çalışmayı seven, dost canlısı bir
insansınız. Sevgi gücünüzle çevrenizi etkiliyorsunuz.
BEYAZ, SİYAH VE DİĞERLERİ
Beyaz tüm ışık tayfını bünyesinde toplamıştır. Enerji
sistemini dengeler, temizler. Yaratıcılık duygularını
açığa çıkarır ve geliştirir. Birlikte kullanıldığı
diğer renklerin güçlerini arttırır. Siyah, gri ve
kahverengi gökkuşağında ve renk çarkında bulunmazlar.
Son derece yoğun ve ağır enerjileri vardır. Doğru
zamanda kullanıldıklarında etkileri olumludur. Siyahın
aşırılıkları dengeleyici özelliği vardır, ancak tek
renk olarak kullanılmaması iyi olur. Kahverengi sosyal
dengeyi ve toplum içinde rahatlığı sağlar. Zihin
üzerinde etkilidir.
Yaşantımızın ortalama üçte ikisi
kapalı mekanlarda geçirdiğimizi düşündüğümüzde iç
mekanlarda kullanılan renklerin önemi ve üzerimizdeki
etkisi daha da önem kazanıyor.
Renk, çevremizle kurduğumuz ilişkinin belirlenmesinde
en önemli faktörlerden biridir. Diğer herhangi bir
unsurdan daha başarılı olarak renk, monoton ve basit
bir mekanı canlı bir mekan haline dönüştürebilir.
Duvarlarınızın rengini değiştirmekle, kullandığınız
mobilyalarınızı değiştirmekten, hatta odanın oturumunu
yeniden düzenlemekten daha çarpıcı sonuçlar elde
edebilirsiniz.
İç dekorasyonda, bize özel renkler arasında bir ilişki
kurabilmek için, genelde insanın renklerle
"oynamasını" ve daha kuvvetli bie şekilde kendini
keşfetme isteğini engelleyen o farklı ve tek olma
korkusunu yenmeliyiz. Bir çoğumuz, kendimiz ifade
etmeyi sınırlayan"makul","sakin", nötr ve pastel
renklerle etrafımızı çevirmeye koşullanmış durumdayız.
Bir odanın içindeki boyanın, duvar kağıdının,
döşemenin, halının ve ve diğer malzemelerin renkleri,
bir binanın iskeletini veya çatısını örten giysiler
gibidir. Tıpkı insanın üzerine giydiği giysilerin
tenini, kaslarını ve kemiklerini örtmesi gibi...
Dekorasyonda renk kullanımı ile unutulmaması gereken
genel bir kural, fazla renk kullanımının tıpkı az renk
kullanımında olduğu gibi dengesizlik yaratacağıdır.
Yapıcı etkilerini görebilmek için, renk ölçülü olarak
kullanılmalıdır. En uyumlu görüntüleri, renkleri
tamamlayıcıları ile birlikte kullandığınızda elde
edersiniz.
Renk düzenlemesini yaparken ele alacağınız ilk şey
kendi kişiliğinizdir. Sormanız gereken diğer sorular
da şöyledir:
1. Söz konusu mekanda ne
gibi aktiviteler yapılacak?
2. Ne kadar ışık alıyor?
Temelde aydınlık bir yer mi, yoksa karanlık mı?
3. Ne gibi doğal renkler
var? Mekanda ahşap, tuğla veya taş unsurları
inceleyin.
4. Dikkat çekici ve canlı
bir yer mi istiyorsunuz, yoksa sakin ve durgun mu?
5. Bu mekanda temelde
soğuk bir atmosfer mi istiyorsunuz, yoksa sıcak mı?
6. Yüksek bir tavan mı
var,yoksa alçak mı?
7. Bu mekanı büyütmek mi
istersiniz, yoksa daha küçük görünmesini mi?
8. Mekanın temel şekli
nasıl? Dar ve uzun mu, yoksa geniş ve kısa mı?
Bir odayı canlı, parlak ve dikkat çekici renklerle
dekore etmek istediğinizi düşünün. Genelde bu tip
renkler odanın görünen hacmini daraltıcı bir etki
yapar. Kırmızı, pembe, turuncu ve sarı istediğiniz
vurguyu verir. Bu renklerden hareketli ortamlarda en
iyi sonuçlar alınır. Mutfağınızı veya bir kısmını bu
şekilde dekore edebilirsiniz.
Canlı ve parlak renklerin iyi duracağı diğer mekanlar,
çocukların oyun odası veya yemek odası olabilir. Diğer
taraftan, daha sakin ve yumuşak bir atmosfer de arıyor
olabilirsiniz. Yeşil, mor ve mavi bu tip bir etki
yaratacaktır. Bu renkleri yatak odanızda veya çalışma
odanızda da kullanabilirsiniz. Bu renkler, genişleyici
ve açıklık hissi veren bir etki kazandırır.
SALON ve OTURMA ODASI
Salon ve oturma odasının rengi ortamda mevcut doğal
renklere göre seçilmelidir. Yerler, şömine, tuğla veya
taş işleri başlangıç noktası olarak görülmeli, koyu ve
açık gölgeli renkler arasında sert kontrastlara yer
verilmemelidir. Çünkü, kontrast renkler dikkat çeker.
Ancak bu odanın amacı ise, dikkatinizin dağılmamasını
gerektiren kitap okuma, müzik dinleme, sohbet etme ve
dinlenme gibi aktivitelerin yapılabilmesidir.
Perde ve jaluzi seçerken, kullanacağınız duvarın
rengiyle hafifçe kontrast oluşturacak bir renk
seçmenizi tavsiye ederiz. Genel kural olarak, oturma
gurubu koltukları, halılar ve sandalya döşemeleri
duvar renginin koyu bir gölgesi gibi olmalıdır.
Salon ve oturma odası için temel olan, renklerin
keskin zıtlıklar oluşturmadan karıştırılmasıdır.
Etkili vurgular için, vazo, abajur ve çiçek gibi
odadaki diğer unsurların renklerini değerlendirin.
YEMEK ODASI
Yemek odası duvarlarında açıktan ortaya doğru değişen
renklere yer vermek, mutlu, sıcak ve davet edici bir
atmosfer yaratır. Bunun için, doğal, meyve renklerini
andıran renkleri tavsiye ederiz. Mümkün olduğunca
soluk yeşil, ve sarı gibi soluk renklerden uzak
durmalısınız. Çünkü bu renkler hastalığı ve
rahatsızlığı hatırlatır.
Kontrast renkler, masa örtüsü veya peçete gibi küçük
unsurlarda kullanılabilir. Genel olarak, yemekteki
renklerin net bir şekilde görünümüne yetecek kadar
ışıklandırma olmasına dikkat edin.
MUTFAK
Mutfak nadiren dinlenilecek bir yerdir. Bu sebeple,
hareket artırıcı renkleri hedefleyerek, renk
kataloğunun sıcak renkler kısmında seçiminizi yapın.
Bu renkler dikkatli ve hazır olma duygusunu,
yaratıcılığı destekler. Tezgah için kontrast renkler
kullanılabilir; bu oradaki ışık yansımasını
artıracaktır. Daha koyu gölgeli renklerin seçildiği
bölümler için kuvvetli ve net bir aydınlatmaya ihtiyaç
vardır. Kullandığınız bütün havlular, porselen
takımlar, tavalar ve diğer mutfak eşyaları, odadaki
temel renge bağlı bir vurgu yaratmak için bir
fırsattır.
YATAK ODASI
Burası, rahatlık ve sükunetin olması gerektiği yerdir.
Bu yüzden sert kontrastların, ağır renklerin yerine
yumuşak renkleri tercih etmelisiniz. İklimi de göz
önünde tutmalısınız. Soğuk ülkelerde, sıcak renkler
kullanılmalı, sıcak ülkelerde ise mavi grubu gibi
sağlık ve serinletici renklere yer verilmelidir.
ÇOCUK ODASI
Ortaokul çağına gelmemeiş çocuklar için, berrak ve
parlak bir ortam yaratması bakımından kırmızı, turuncu
ve sarı bazlı renkler tercih edilmelidir. Ortaokul
çağı ve üzerindeki çocuklar içinse, yeşil ve mavi
bazlı renklerin açık tonları daha uygundur. Koyu
renklerden kaçınılmalıdır, ayrıca okurken gözü
yormayacak bir aydınlatma olmasına da dikkat
edilmelidir.
BANYO
Banyolar genelde küçük yerlerdir. Bu yüzden, duvarlar
için hacim genişletici, açık ile orta arası renklere
yer vermenizi tavsiye ederiz. Fayanslar, küvet, lavabo
ve tuvalet sabit unsurlardır. Bu sebeple başlangıç
noktası da bu elemanlar olacaktır. Beyaz ve kırık
beyaz banyo için uygun renklerdir, çünkü bunlar
temizliği ve sağlığı çağrıştırır. Diğer uygun renkler
arasında mavi, turkuvaz, mavi-yeşil, akuamarin veya
yeşil tonlardaki açıktan ortaya değişen renkler
sayılabilir. Bu renkler, doğal elementleri temsil
eder. Akla su, canlılık ve geniş hacimi getirir.
Havlular, diş fırçaları, saç kurutma makinası gibi
eşyalar, genel renk gurubunuza uygun kontrast renkler
kullanmanıza yardımcı olur.
ORTAK KULLANILAN ODALAR
Bu mekanı ortak olarak kullanacakların amacına bağlı
olarak en uygun ortak renk saptanmalıdır. Ortak
kullanılan odalarda, kuvvetli ve çarpıcı bir atmosfer
yaratmak istiyorsanız, seçiminizi koyu ve canlı
renklerden yana yapmalısınız. Sıcak ve rahatlatıcı bir
atmosfer yaratmak için, gül rengi, şeftali, limon,
leylak, ve pembe gibi renklere ve onların tonlarına
yönelmelisiniz.
Çoğumuz çocukken bize şu sorunun
sorulduğunu hatırlarız!
"En çok hangi rengi seviyorsun?"
Kişinin özel renk tercihinden, onun karakteri hakkında
ipuçları öğrenmek mümkün...Çünkü, renkler insanların
kişisel özelliklerini ve ruhsal yapısını ortaya
koyar!
İnsanlar belirli renkleri neden beğenirler? İnsanlar,
bir rengi, ihtiyaçlarına ters düşse de beğendikleri
için seçerler. Modadaki değişiklikler ve bunların
etkileri de renk seçiminde etkili olabilir.
Şimdi en sevdiğiniz rengi seçin ve karakterinize ne
kadar uyduğuna karar verin.
KIRMIZI
Kırmızıyı seviyorsanız,enerjik bir şekilde dışa açık
ve doğru hareket etmeye hazır bir tipsiniz. Yeni
başlangıçlar, hareketlilik,motivasyon ve tutku sizi
anlatan kelimeler...
Dramayı da seviyorsunuz. Arkadaş canlısı, bağışlayıcı,
minnet duyguları gelişmiş bir kırmızı seversiniz.
Ayrıca kırmızı, güçlü cinselliğinizi de vurguluyor.
Güç sahibi ve başarılısınız ya da böyle görünmek
istiyorsunuz.
TURUNCU
Eğer turuncudan hoşlanıyorsanız,enerjinizi azaltsa da
herkeste heves ve gayret uyandıran, cesur ve maceracı
bir tipsiniz. Yaptığınız her işte çok iddialısınız.
İçtenliğiniz ve canlılığınız ile çevrenizi mutlu
ediyorsunuz... İnsanlarla dialoğunuz ve mizah duygunuz
çok kuvvetli. Gülmeyi ve başkalarını güldürmeyi de çok
seviyorsunuz. İletişim, hareket ve girişim sizin
karakteriniz.
SARI
Sarıyı seviyorsanız entellektüelsiniz. Akıl ve mantık
sizden sorulur! Çalışkan bir kişiliğiniz var.
Bulunduğunuz her ortamda otorite ve kontrol sahibi
olmak hoşunuza gider.
Açık fikirlisiniz ve ayrıntılara çok önem verirsiniz.
Çevrenizdekilere umut vererek, her şeyin daha iyi
olacağı duygusunu uyandırırsınız. Etrafınıza
düşüncelerinizle ilham verirsiniz.
YEŞİL
Yeşili tercih ediyorsanız, paylaşımcılığınız, uyumlu,
verici ve yardımsever kişiliğinizle meşhursunuz.
Olumlu muhakeme, bilinç ve anlayışınızla,ailenizin ve
çevrenizin güven ve koruma sembolüsünüz. Karar
verebilmek için uygun ortam oluştururmak önemli bir
özelliğiniz...
Özgürlüğe, uyuma ve eşitliğe verdiğiniz önem, sizin
adalet duygunuzdan kaynaklanıyor. Doğaya ve onun
getirdiği güvene değer verirsiniz. Muhafazakarsınız,
kısa ve öz olmayı, kalabalıkta dikkat çekmemeyi tercih
edersiniz.
TURKUVAZ
İnsanlar size karşı ilgi duyarlar. Kolayca iletişim
kurabilen, sakin ve rahatlatıcı kişiliğiniz bunda
büyük rol oynar. Düşünce ve duygularınızdaki açıklık,
iletişimde de açık olmanızı sağlar. Genç ruhlu ve
canlı görünmeyi seviyorsunuz. Ilımlı, yardıma açık
kişiliğiniz sizi başarıya taşıyor. Dikkatli ve her
konuda bilinçli olmak ise temel özelliklerinizden...
MAVİ
Mavi ruhun derin gerçeklerine girişi gösterir. En iyi
özelliklerinizden birisi istekliliğinizdir. Sizin
varlığınız ve kaderinizde, bağlılık ile güven
bulunmaktadır.
Sorumluluk,sadakat ve düzen duygunuz kuvvetlidir. Bu
da çevrenizdekilerde hayranlık uyandıran
özelliklerinizdendir. Güzellik ve incelik ile
bağdaştırılan popüler bir kişiliğiniz var. Sakin
gücünüz, sukuneti, huzuru, kaderi, sıcak ve
rahatlatıcı duyguları çağrıştırır.
MOR
Kendinize saygı duyuyorsunuz. Asalet ve kendi kendine
yetme baş özelliklerinizden... Büyük bir olasılıkla
sanatın bir dalıyla ilgilisiniz. Yaratıcı kişiliğiniz,
enerji,vizyon ve sezginiz ile birleştiğinde,
kaderinizin yazarı olur.
Tolerans ve anlayış sizin ile özdeşleşmiştir.
Unutkanlık ve sabırsızlık da... Alçakgönüllülükle
birleşik pratik idealizmi simgelersiniz.
MAGENTA
Bu renk sizin yumuşaklık nezaket ve incelik
duygularınızı ön plana çıkarıyor. Tutkulu, aşka aşık
ve sevgi duyguları son derece gelişmiş bir yapınız
var. İdealizm en saf haliyle sizde kişilik bulmuştur.
Adanmışlık hali, saygı, minnettarlık gibi duygular
sizinle beraber anılır. Anlayış ve olgunluğu,
kibarlığı, sakinliği ve korumacılığı temsil edersiniz.
Yön verme ve yönetme ise bir başka özelliğinizdir.
SİYAH
Geleneksel ve saygıdeğer bir kişiliğiniz var ama bir
taraftan da; ya toplumu reddediyorsunuz ya da
normlarına başkaldırıyorsunuz. Muhtemelen başarılı bir
iş hayatınız var, çünkü siyah, güç ve otorite
simgesidir. Size bütün saygınlığına rağmen, gizemli ve
seksi bir görünüm verdiği de bir gerçek...
Ölümü, kederi ve bazı pişmanlıklarınızı ise sık sık
düşünüyorsunuz. Karanlıkta ve gizli kalmış yönleriniz
bazen sizi depresif ve mutsuz kılabiliyor.
BEYAZ
Beyazı seviyorsanız, temizliğin,saflığın ve
masumiyetin simgesi bir tarafınız var demektir. Sıcak
ortamları serinleten rahatlatıcı bir etkiniz var.
İnsanlar da bundan çok etkileniyor.
Etrafınızdaki herkesle anlaşabilecek kadar geniş
görüşlüsünüz. Kişilere ve eşyalara ise çok
bağlanıyorsunuz. Ayrılık sizi etkilediği kadar hiç
kimseyi etkilemiyor... Ruhi konulara ve öteki dünyaya
ise yakın ilginiz var. Ölüm sizin için bir bitiş
değil, aksine güzel bir başlangıç gibidir.
KAHVERENGİ
Kahverengiyi seviyorsanız, nesnelerin köklerine
inebilen ve karmaşık sorunlarla basitçe ve direkt
olarak başedebilen bir yapınız var. İstikrar sizin
diğer adınız. Sizin için mantığa aykırı olmama
esastır.
Pratik ve maddecisiniz. Aynı zamanda düzenli ve
sabırlı da... Özgüveniniz ve kendinize inancınız
tam...İşinize, ailenize ve arkadaşlarınıza son derece
bağlısınız. Yerleşik düzen ve gelecek için sağlam
temeller sizin mutlu olmanız için gereklidir.
Kansas Üniversitesi sanat müzesinde bir araştırma için
halının altını elektronik bir sistemle donatmışlar,
duvar rengini beyaz ve kahverengi olarak değişebilir
yapmışlar. Arka fon beyaz kullanıldığında, insanlar
müzede yavaş hareket etmiş, daha uzun süre kalıp, daha
fazla alanda dolaşmışlar. Arka fon kahverengiye
döndüğünde ise, insanlar müzede çok daha hızlı hareket
edip, daha az alan dolaşmış ve müzeyi çok daha kısa
sürede terk etmişler. O yüzden dünyadaki fast food
restaurantlarının hepsinin sandalyeleri ve masaları
kahverengi, duvar boyaları ise
kahverengi-şampanya-pembe karışımıdır. Hiç bir fast
foodcunun
duvarını beyaz göremezsiniz.
Kahverengi aynı zamanda
teklifsiz, rahat bir renk olarak kabul edilir.
Karşınızdakinin kendini resmiyetten uzak daha rahat
hissetmesini ve açılmasını sağlar. Kendisi üzerinde
ciddi bir takibim yok ama tüm ünlüleri rahatlıkla
konuşturmasıyla tanınan, ünlü televizyoncu Larry
King'i televizyonda her seferinde kahverengi kravatlar
ve ceketlerle görüyorum. İstanbul'da bir dergi grubuna
verdiğim bir seminerde, gazetecilere bundan bahsettim
ve röportajlarında kahverengi giymelerinin avantaj
olacağını söyledim. Daha sonra, aynı dergi grubundan
bir gazeteci dostumuz, "Şerif Bey, sizin yaptığınız
konuşmanın ertesi günü bir röportajım vardı,
kahverengileri giyip gittim, gerçekten adamı
susturamadık" demişti. Sevgili Özden Aslan 40'li
yıllardan bu yana Avustralya'da kahverengi üç parça
takım elbise üretilmediği söylemişti. Batılılar, "You
blend in people" diyorlar, kahverengi toprak rengidir
ve diğer insanlar arasında kaybolur gidersiniz. İs
görüşmelerinde, profesyonel toplantılarda sakın
kahverengi giymeyin.
Kırmızı, iştah açar. O
yüzden dünyadaki gıda firmalarının hepsinin
logosunun kırmızı olduğunu hayretle fark edeceksiniz;
Cola Cola, Pizza Hut, Mc Donald's, Ülker, Burger King...
bu listeyi binlere çıkarabilirsiniz.
Kırmızı tansiyonu yükseltir ve kan akışını
hızlandırır. Zamanı unutun! İştahınız açılsın daha çok
için! Uykusuz kalın!
Bir seminerimde "peki boğalar niye kırmızı renge
saldırıyor?" diye
sormuşlardı. Maymunların dışında, araştırılan
hayvanların hemen hepsi siyah beyaz görmektedir. Yani
boğalar da renk körüdür. Kırmızıya değil, kendilerine
saldırılan koyu renkli beze saldırırlar. Birinin çıkıp
İspanyol'lara bu gerçeği anlatması gerekir. Belki de
kanı, heyecanı ve enerjiyi anlatan o kırmızı bez
arenadaki, ölüme mahkum olan o zavallı boğaya değil
de, tribünlerde oturan, televizyonları başında ölümü,
kanı ve bağlantılı olarak cinselliği isteyen binlerce
manyağa sallanıyor.
Ben de onlara "Peki itfaiyeciler niye kırmızı renk
kemer takar?" diye sordum, cevap çıkmadı.
"Pantolonları düşmesin" diyeymiş.
Yeşil, güven verir. O
yüzden bankaların logolarında en çok tercih ettikleri
iki renkten biridir. Yatak odası için de rahatlatıcı
bir renktir. Yaratıcılığı körükler. Batıda büyük
otellerin mutfaklarında duvar renginin, aşçıların
yaratıcılığını arttırmak için yeşile boyandığını
duymuştum. Hastahaneler de logo ve iç dizaynlarında
yeşili tercih
eder. Çünkü rahatlatıcı ve sakinleştiricidir. Tabiatı
en çok hatırlatan renktir.
Yeşil alanlarda
insanların daha az mide ağrısı çektikleri tespit
edilmiş. Sakız paketlerinde ve sebze satılan yerlerde
de yeşil en tercih edilen renktir.
Siyah, gücü ve tutkuyu temsil eder. Hırsın da bir
ifadesidir.
Bizde ve batıda siyah, matemi simgelerken
Japonya'da mutluluğun simgesidir.
Fonda kullanıldığında karamsarlığı çağrıştırır. Işığı
yok eder.
Konsantrasyonu en çok getiren renktir. Einstein,
konsantre olabilmek için perdeleri siyah, gün ışığı
olmayan bir odaya girer ve öyle düşünürmüş.
Freud, maviyi sakin diye niteler. Faber Birren ise
tansiyonu
düşürdüğünü söyler. Araplar ise mavi taşların kanın
akısını
yavaşlattığına inanırlar. Nazar boncuğu o yüzden mavi
taşlıdır. Sakinleştirici bir renktir, batıda bu etkisi
yüzünden intiharları azaltmak için köprü
korkuluklarını maviye boyarlar. (Boğaz Köprüsünde bu
is şov için yapıldığından maviye boyama yerine spot
ışıkları ve sahne görüntüsü ve kırmızımsı bir ışık
atmosferi oluşturulabilir) Amerika'da bir ilkokulun
duvarlarını beyaz ve portakal renginden maviye
çevirmişler, çocukların yaramazlıklarının azaldığını
tespit etmişler.
Mavi ve özellikle
lacivert kozmik bir renk olarak kabul edilir;
sonsuzluğu, otoriteyi ve verimliliği çağrıştırır. O
yüzden dünyadaki firmaların yarısından fazlası
logolarında maviyi kullanırlar. Hilton amblemini
laciverde çevirirken, insanların kafasında daha büyük
kuruluş imajı oluşturacağını biliyor. Aynı şekilde
Bill Clinton, Büyük Jüriye ifade vermesinden önce mavi
kravat takarak daha altın-bronz karışımı bir şekil ve
rengi kullandığı görürsünüz. Daha çok altını ve parayı
çağrıştırır çünkü.
Mor, nevrotik duyguları
açığa çıkardığı, insanları bilinç altında korkuttuğu
tespit edilen bir renk. 1998 yılında Ataköy'de çatıdan
atlayarak intihar eden çocuğun şizofren olduğu
öğrenilmişti. İntihar resminde, yerdeki ajandadan, bir
kenara savrulmuş çakmağa kadar her şey mordu.
Yüzündeki masum ifade beni çok üzen çocuğun
tırnakları dahi mora boyanmıştı.
Pembe giyenlere,
hizmetlerinden dolayı ödeme yaparken kendimizi daha
rahat hissettiğimizi tespit etmişler. İngiltere'de
Boots ve Marks and Spencer mağazalarında tüm
tezgahtarların pembe gömlek giydiğini
gördüm. (Bu yazıyı okuduktan sonra bizde de çek-senet
mafyası tahsilata pembe gömlek giyerek gider herhalde)
Sarı, geçiciliğin ve
dikkati çekiciliğin ifadesidir. O yüzden tüm dünyada
taksiler sarıdır. Dikkat çeksin ve geçici olduğu
bilinsin diye. Araba kiralama firmaları logolarında
hep sarıyı kullanırlar. "Ürün geçici, lütfen geri
getirin" demek istiyorlar. O yüzden dünyada hiçbir
banka ambleminde bildiğimiz sarıyı kullanmaz.
(Portakal ve bronz ya da bakır kimi zaman yer
alabilir) Paranın geçici değil, kalıcı olmasını
isterler. Benim bugüne kadar sarıyı logosunda baskın
bir renk olarak kullandığını gördüğüm tek banka bizim
devlet bankası Vakıfbank'tır. Aslında "bizde para pek
durmaz, politikacılara avanta kredi olarak
dağıtıyoruz" demenin bir yolu olabilir.
Beyaz, istikrarı, devamlılığı ve temizliği simgeler.
Bu yüzden eğer üzerinde fazla şaibeler olan bir
politikacıysanız, beyaz ağırlıklı kıyafetleri
seçmelisiniz. Beyaz elbiseler sizin temiz olduğunuz
imajını verir.
İşte renklerin dünyası ve şirketlerin bunu nasıl
kullandıkları...
Renkler; görerek algılamanın önemli bir
unsurudur.Yaşamın çeşitli gelişmişlik düzeyindeki
canlılara önemli bilgiler verir. Doğa, insan ve
yaratılan ürünlerden yansımayla tanımlanan renk,
düşünsel ve duygusal etkileşime yol açar.
Bu etkileşimin yaşamın her alanındaki yansımalarını
her gün bizzat yaşayarak hissetmekteyiz. Evde, ofiste,
yemek yerken, alışveriş yaparken, kısacası günlük
hayatın her saniyesinde!
Gününüzün ne kadarını evinizin dışında geçirdiğinizi
bir düşünün. Mesela ofiste bütün gün gördüğünüz
renkleri veya iş çıkışı yemek yerken gözünüze
çarpanları şöyle bir aklınızdan geçirin. Renklerin
mimarlar tarafından bizde bırakmaları amaçlanan
etkilere göre kullanıldıklarını eminim hepimiz
düşünmüşüzdür.
Renklerin fonksiyonlarının mimarları çok yakından
ilgilendirdiği ve tasarımlarında bunun ne kadar
birebir etken olduğu bir gerçektir. Eğer gününüzün
yarısından çoğunu geçirdiğiniz ofisinizi
renklendirmeyi düşünüyorsanız, bunu yapmadan önce renk
uzmanlarının ve mimarların bu konudaki bilgilerini ve
kabul edilmiş gerçekleri öğrenmeden işe girişmeyin ve
önerilerimize kulak verin diyoruz.
Önce renkleri ve etkilerini sıralayalım, sonra da
kullanımlarına değinelim istiyoruz. Bunun için de
bilimsel bir araştırmadan yola çıkarak söze başlamak
istiyoruz.
Bir sanat müzesinde renklerle ilgili yapılan bir
araştırmada; duvarın rengi beyaz olduğunda insanların
müze içinde çok daha fazla zaman geçirdikleri,
kahverengi olduğunda ise çok daha hızlı hareket edip,
daha az dolaşarak bir an önce müzeyi terk ettikleri
görülmüş. Şimdi sözü daha fazla dolaştırmadan; gelelim
bu bilginin nasıl kullanıldığına!
KAHVERENGİ
Bu gerçeği dünyanın bir çok farklı yerinde benzeri
deneylerle ispatlayan renk uzmanları, kahverengiyi
fast food restoranlarında ideal renk olarak seçmişler.
O nedenle dünyanın her yerindeki fast food
restoranlarında sandalyeler ve masalar kahverengi,
duvarları ise kahverengi, pembe, şampanya rengi
karışımıdır. Çabuk yiyin ve Çabuk gidin! mesajı vermek
üzere tüm firmalar bu renkleri kullanırlar. Eğer sizin
de ofisinizde insanların çok fazla vakit harcamalarını
istemediğiniz bir bölüm varsa, kahverengi ve
tonlarında boyayabilirsiniz.
Bunun yanı sıra kahverenginin toprak tonlarında bir
renk olmasından dolayı resmiyetten uzak, rahat ve
teklifsiz hissettirdiği ve insanların kendilerini daha
güvende hissederek açılmalarını sağladığı da dünyaca
kabul edilmiş bir gerçektir. Örneğin gazetecilerin bir
çoğunun röportaja giderken mutlaka kahverengi ve
tonlarında giyinmeleri (tabi renklerle ilgilenen ve
etkilerini bilen gazetecilerden söz ediyoruz) tamaamen
karşısındaki insanın güvenini kazanarak doğru cevaplar
almak ve açılmasını sağlamaktır.
Gelelim KIRMIZI'YA
Kırmızı kesinlikle iştah açmasıyla bilinen bir
renktir. Dünyadaki çok tanınan ve en çok tüketilen
gıdaları üreten firmaları düşünün. Hepsinin logosunun
kırmızı olduğunu farkedeceksiniz. Coca Cola, Pizza
Hut, Kentucky Fried Chicken, Mc Donalds, Ülker, Arby's...
Örnekleri çoğaltabiliriz. Kırmızı tansiyonu yükseltir
ve kan akışını hızlandırır. Zaten iştah açması da bu
nedenledir ancak bunun başka etkileri de vardır.
Örneğin saldırganlığı ve öfkeyi de artırır.
İspanya'daki boğa güreşlerini ve sallanan kırmızı
bezleri hatırlatmamız yeterli olacaktır sanıyoruz ki.
Bu nedenle de kırmızı, ofislerde çok fazla tercih
edilmeyen bir renktir.
YEŞİL'e
baktığımızda ise
Güven duygusunu görüyoruz. Bankaların bu nedenle en
çok tercih ettikleri 2 renkten biri yeşildir.
Ülkemizdeki bankaların logolarını bir düşünün.
Yarısından fazlasının yeşil olduğunu fark edeceksiniz.
Osmanlı Bankası, Garanti Bankası, Kentbank, Şekerbank,
Vakıflar Bankası şimdilik aklımıza gelenler. Eğer
güven telkin etmek istiyorsanız ofisinizi yeşille veya
tonlarıyla renklendirebilir veya yeşil dekorasyon
malzemeleri kullanabilirsiniz.
Yatak odası için de oldukça rahatlık ve huzur verici
bir renktir. Doğayı çağrıştırdığından olsa gerek çok
sakinleştirici bir etkiye de sahiptir. Bu nedenle olsa
gerek neredeyse tüm hastaneler gerek iç dizaynlarında
gerek doktorların üniformalarında ve ameliyathanelerde
yeşili tercih ederler.
Bunun yanı sıra bir diğer etkisi de yaratıcılığı
canlandırmasıdır. Eğer ofisinizde yaratıcılığınızı
canlandıracak bir mekana ihtiyacınız varsa bir miktar
da olsa yeşil kullanmayı ihmal etmeyin bizce.
Asil renk SİYAH
Bir çok insandan siyahın her zaman çok asil ve mağrur
olduğuna dair fikirlerini duyarız. Genel kanı da bu
yöndedir ve çoğu zaman doğrudur. Çünkü renk biliminde
siyah gücü ve tutkuyu temsil eder. Aynı zamanda hırsın
da bir ifadesidir. Bu nedenle tüm makam arabaları veya
güç simgesi olan araçlar siyahtır. Güçlü ve hırslı
birçok duygunun da temsilcisi siyahtır. Fonda
kullanıldığında karamsarlığı ifade eder. Aynı zamanda
matemi de simgelediğinden karamsarlığın yanı sıra
üzüntü çağrıştırır. Ancak ışığı yok ettiği için
dikkati dağıtacak unsurların algıyı dağıtmasını en aza
indiren ve dolayısıyla konsantrasyon sağlamakta
kolaylığıyla da bilinen bir renktir. Bazı ünlü
düşünürlerin veya sanatçıların, ışıksız, karanlık bir
odaya girerek konsantre oldukları söylenir.
MAVİ
sakinleştirir
Mavinin her zaman huzur ve dinginlik verdiği söylenir.
Doğrudur da... Çünkü kanın akışını yavaşlatır. Bu
nedenle de oldukça sakinleştirir. Çocuk odalarında
turunucu veya sarı gibi uyarıcı renkler yerine mavi
kullanıldığında çocukların yaramazlıklarının azaldığı
ve daha sakinleştikleri gözlenmiştir.
Ayrıca kırmızının aksine mavi yeme içgüdüsünü de
engelleyen bir renk olduğundan yemek firmaları maviyi
pek tercih etmezler. Hatta eğer diyetteyseniz mavi
tabaklarda yemeniz de batıda diyetisyenler tarafından
en çok önerilen yollardan birisidir. Bu nedenle yemek
odanızı maviye boyamanız pek tavsiye edilmez. Tabi
eğer zayıflamak istemiyorsanız. Amacınıza bağlı olarak
maviyi tercih de edebilirsiniz elbette. Ayrıca mavinin
çok önemli bir diğer özelliği de uzaktan çok net fark
edilebilmesidir. Bu nedenle eğer ofisinizde herkesin
uzaktan bile olsa hemen fark etmesini istediğiniz
bölümler varsa mutlaka mavi kullanmalısınız. Yakından
kırmızı çok daha dikkat çekicidir evet, ancak uzaktan
o kadar da fark edilmez ancak mavi kendini hemen
gösterecektir.
Otorite rengi LACİVERT
Lacivert sonsuzluğu, otoriteyi ve verimliliği
çağrıştırır. Tüm dünyada üst düzey toplantılarda veya
uluslararası toplantılarda hemen hemen bütün devlet
başkanlarının lacivert giymesi de bu nedenledir. O
kadar uzağa gitmeye bile gerek yok aslında. Üst düzey
yöneticilerin neredeyse hepsi, hatta iş görüşmelerine
gelen adaylar sırf bu nedenle çoğu zaman lacivert
kullanırlar. Ayrıca yeşili anlatırken bankaların en
çok tercih ettikleri iki renkten biri olduğunu
belirtmiştik. Diğer renk ise tahmin edilebileceği gibi
laciverttir. Yukarıda saydığımız bankaların dışında
kalan bankaları düşündüğümüzde, onların da renklerinin
lacivert veya mavi olduğunu görebiliriz. Ayrıca yeşil
ve mavi sağlamlığı da simgelerler. Bu nedenle
ofislerinizde veya çalışanlarınızın kıyafetlerinde
lacivert bulunmasına özen göstermenizi tavsiye
ederiz.
PORTAKAL RENGİ'nin
rahatlığı
Portakal rengi insanların algısını en çok ve en kolay
etkileyen renklerden biridir. Kısacası eğer bir şeyin
her kesimden insanın dikkatini çekmesini ve tüm
insanlara sıcak gelmesini istiyorsanız turuncuya
boyayabilirsiniz. Eğer bu bir kapıysa insanlar o
kapıdan içeri rahat girebileceklerini ve kabul
edileceklerini hissederler.
Tamamen fonksiyona bağlı olarak seçilecek renklerden
bir turuncu....
Ayrıca portakal rengi, bulunduğu grubu sayıca çok
gösterir. Eğer bir arada durduğunda olduğundan çok
daha fazla sayıda ve sık görülmesini istediğiniz
dekorasyon ögeleri varsa kesinlikle onları turuncu
seçmelisiniz.
Ciddiyetin rengi GRİ
Gri dediğinizde veya gri bir yere girdiğinizde neler
hissettiğiniz düşünün. Gri kesinlikle diplomatik ve
ağır bir renktir. Hareketleri yavaşlatır, enerjiyi
düşürür, kesinlikle ağırlığı ve ciddiyeti temsil eder.
Ayrrıca yaratıcılığı da öldürdüğü bilinen gerçekler
arasındadır. Bu nedenle yaratıcılığın çok da gerekli
olmadığı resmi dairelerde her yer griye boyalıdır ve
çoğu ofis malzemesi de gridir. Eğer yaratıcılık
gerektirmeyen ve insanların çok da düşünmeden iş
yapmalarını istiyorsanız gri uygun bir renktir. Ayrıca
diplomatik görüntüyü de en net veren renk olduğunu
söyleyebiliriz. Ancak eğer bunun tam tersi bir etki
istiyorsanız ofisinizde griden kesinlikle kaçının. Bir
de eğer insanların çok yavaş ve ağır hareket
etmelerimi istediğiniz bir bölge varsa orada da gri
kullanmanız istediğiniz etkiyi sağlayacaktır.
Geçiciliğin simgesi SARI
Sarı renk tamamen geçiciliğin ve dikkat çekiciliğin
ifadesidir. Trafik lambalarını düşünün. Sarı renk bir
süre sonra bitecek olan bir süreci gösterir. Ayrıca
dünyanın tüm ülkelerindeki taksiler sarı renktedir.
Yolda çok rahat görülebilsin, diğer otomobillerden
kolayca ayırd edilebilsin ve geçici oldukları da
vurgulansın diye.
Ayrıca yol çizgilerinin de artık beyaz değil sarı
olmasındaki sebep de sarının dikkat çekici bir renk
olmasından kaynaklanır. Çünkü tahminlerin aksine sarı
beyazdan daha göz alıcı bir renktir.
Ofiste kullanılacak renk tercihlerine geri dönecek
olursak, eğer bir yerde insanların hızlı geçişlerini
ve çok kalmamalarını sağlamak ve tempoyu artırmak
istiyorsanız kesinlikle renginiz sarı olmalı. Tabi
eğer çocuk odasını sarıya boyarsanız, bu durumda küçük
afacanın adrenalin ve yaramazlık düzeyindeki artışa da
çok şaşırmamanızı söyleyebiliriz.
Temiz BEYAZ
Deterjan reklamlarından, temizlik ürünlerine kadar,
temizliği simgeleyen tüm ürünlerin beyaz
kullandıklarını belirtmemiz sizi ne kadar şaşırtır
bilemiyoruz. Eminiz ki hepinizin aklına beyaz deyince
gelen ilk kelimeler, "Temizlik, ferahlık, hijyen" gibi
kelimeler oluyordur. Bu dünyanın hemen her yerinde
böyledir. Bu nedenle eğer bir eczaneniz, temizlik
malzemeleri şirketiniz varsa kesinlikle içinde ve
dışında beyaz kullanmalısınız. Ayrıca sağlık simgesi
de olduğundan, hastaneleri ve ilaç firmalarını da bu
gruba dahil edebiliriz. Bunun yanında beyazın çok
güçlü bir psikolojik etkisi daha vardır ki o da
istikrarı, devamlılığı temsil etmesidir. Beyaz
elbiseler sizin temiz, dürüst ve istikrarlı olduğunuz
imajını yaratır. Aynı etkiyi ofis mobilyalarınızla ve
dekorasyonunuzla da yaraabilirsiniz. Ayrıca gözünüzü
dinlendirecek beyaz bir yer bulunması da neredeyse tüm
mimarlar tarafından tavsiye edilen bir kullanım.
Feng Shui bulunduğumuz ortamda
(bu iç ya da dış mekan olabilir) uyum içinde yaşama
bilimidir ve bu uyumu sağlamak için de her ortam için
değişik teknikler kullanılır. Sözlük anlamı "rüzgar"
ve "su" dur. Rüzgar ve su, doğayı etkileyen iki akıcı
elementtir.
Chi yaşam enerjisi nedir?
Yaşadığımız mekanda , çevremizde bizi etkileyen ve
devamlı hareket eden kozmik, metafiziksel enerjiler
vardır. Bu enerjinin adı "Chi"'dir. Chi atmosferde
sessizce ve görünmeden sürekli dolaşır, çok güçlüdür.
Çin'liler bu gücü "Ejderha'nın kozmik nefesi" olarak
tanımlarlar. Feng Shui'nin amacı bu enerjiyi bize en
faydalı olacak şekilde yakalamaktır.
Pozitif ve negatik enerjiler nelerdir?
Pozitif Enerji (Sheng Chi)
Chi yaşam enerjisi toprakta, havada, vücudumuzda,
kısacası her yerde vardır. Önemli olan, bu enerji
akışını bloke etmemek ve akışın dik bir hat üzerinde
olmamasını sağlamaktır. Bunu yaptığımızda enerjiyi
pozitif enerjiye dönüştürürür.
Negatif Enerji (Shar Chi)
Dik bir hat üzerinden bize yansıyan enerjinin akışı
hızlı olur ve bu negatif enerjidir. Feng Shui, negatif
enerjiyi önleyici yöntemler içerir.
Neden Feng Shui?
Çinliler, pozitif ve negatif enerjilerin insanların
hayatını olumlu ve olumsuz etkilediğine inanırlar.
Feng Shui doğru olarak uygulandığı takdirde olumlu
sonuçları hem insanın kendisi için hem de ailenin
diğer bireyleri için görülür.
Feng Shui bize yaşadığımız mekanı, iş yerimizi yani
bütün çevremizi en akıllı şekilde nasıl
kullanacağımızı öğretir.
Feng Shui ve yaşadığımız mekan
Yaşadığımız mekanda enerji (Chi) akışının yavaş ve
yumuşak dolaşarak hareket etmesini sağlamamız gerekir.
Evimizde bu açıdan iki önemli yer vardır:
Pozitif enerji akışını sağlamak için dikkat edilmesi
gereken noktalar:
1. Giriş Kapısı:
Evin giriş (sokak) kapısının baktığı yön çok
önemlidir. Ayrıca kapıdan girişte, pozitif enerji
sağlamak için şu noktalara dikkat edilmelidir:
Giriş kapısının karşısında tuvalet olması ya da iki
katlı müstakil evlerde giriş kapısının üzerinde
tuvalet olması, size gelen misafirler, tıpkı sifonun
çekilişi gibi akıp gideceğinden uygun değildir.
Giriş kapısının karşısında merdiven ya da başka kapı
olmamalıdır. Çünkü enerjinin akışı hızlı, dik olarak
gelir ve diğer kapıdan çıkar.
Giriş kapısının karşısında ayna da olmamalıdır. İçeri
giren enerji aynadan yansıyarak tekrar dışarı
çıkacaktır. Ayrıca, giriş kapısı ile aynı hat üzerinde
üç veya daha fazla kapının olmaması gerekir. Bu kural
koridorlar için de geçerlidir. Eğer üç tane kapı
birbiri üzerine açılıyorsa o mekanda her zaman kavga,
münakaşa problemi olacaktır.
Giriş kapısının karşısında sivri köşe ve kolon
bulunmamalıdır. Yine giriş kapısı karşısında cam
olmamalıdır. Aksi takdirde içeri giren enerjinin eve
yayılma şansı olmayacak, tekrar dışarı çıkacaktır.
2. Yatak Odası
Hayatımızın üçte birini uyuyarak geçirdiğimizden,
enerjimizi tekrar şarj etmemiz ve iyi dinlenebilmemiz
için yatak odasının yerleştirme düzeni çok önemlidir.
Burada dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:
Ayaklar kapıya doğru uyunmamalıdır.
Yatak odasında kullanılan çarşaf ve örtüler düz
renklerde seçilmeli, eğer desenli ise geometrik
şekiller tercih edilmemelidir. Çünkü bu şekiller
negatif enerji yayarlar ve dinlenmemizi engellerler.
Yatakbaşı pencereye dayalı veya pencerenin altında
olmamalıdır.
Kiriş altında uyumak sakıncalıdır, çünkü kirişler
ayrılığı sembolize eder ve bunların altında uyuyan
kişilerin sağlık problemleri olur. Bu kural oturma
mekanları için de geçerlidir.
Evli çiftlerin, tek kişilik iki ayrı yatağı yanyana
koyup kullanması ayrılığı sembolize eder.
Ebeveyn yatak odasının güneybatı yönünde olması
evlilik ilişkilerinde mutluluğu getirir. Yatak
odasında mümkün olduğu kadar yang renkleri, (kırmızı,
altın rengi) kullanmalıdır. Çünkü uyku yin (-) bir
aktivitedir ve bu renkler enerjiyi canlandırır ve
fazla uykuyu önler.
Yatak odanızda TV, müzik seti, bilgisayar gibi
elektronik aletler bulundurulmamalıdır. Çünkü bu tip
aletler elektromanyetik enerjiyi yansıtır ve
sağlığınız için zararlıdır.
Odada canlı bitki olmamalıdır. Canlı bitki sadece
hasta olan insanların yatak odasında pozitif enerji
akışı sağlamak için kullanılır.
Odada akvaryum gibi su ile ilgili hiçbirşey
bulunmamalıdır.
Feng Shui ve arazi seçimi
Feng Shui'de ev içi yerleşim planı ve dekorasyon
kadar, evin konumu ve bulunduğu arazi de çok
önemlidir. Yaşadığımız mekanın arkası kuzeye
bakıyorsa, bu arkamızı sağlama almak gibi destekleyici
bir güç demektir. Mekanın girişi güneye bakıyorsa, bu
da pozitif ve olumlu fırsatlar yakalayacağımızı
gösterir. Çıkış kapısının sağ tarafı batı ise, bunun
mekana koruyucu etkisi olacaktır. Sol taraf doğuya
bakıyorsa, maddi gücünüz kuvvetli olacaktır. Düz ve
eğimi olmayan araziler Feng Shui açısından iyi
değildir. Çünkü enerji akışı diktir ve dolayısıyla
negatiftir ve sizi koruyacak hiç bir eğim ya da engebe
bulunmamaktadır.
Element teorisi nedir?
Elementleri incelerken "ÜRETEN" ve "YOK EDEN"
özelliklerini bilmek Feng Shui'nin temel
kurallarındandır. Bu aynı zamanda Çin astroloji
bilimlerinde de kullanılır. Çin falında herkesin doğum
tarihine göre (gün, ay ve yıl olarak) hayvan
adlarından oluşan bir burcu (Fare, Öküz, Kaplan, Domuz
gibi) ve bir elementi (Su, Tahta, Toprak, Ateş, Metal)
vardır. Feng Shui'yi uygularken, kendi elementinizi
bilmeniz gerekir. Çin astrolojisindeki burcunuzu,
elementinizi ve Feng Shui ile ilgili ayrıntılı bilgiyi
www.feng-shui.com.tr adresinden öğrenebilirsiniz.